reklam

» E KİTAP İNDİR



E kitap indir, e-kitap indir, ekitap indir, kitap indir, kitap, kitaplar Ekitapların yaygınlaşması ile birlikte nerdeyse ekranı olan her elektronik cihaz Ekitap okuyabilir hale gelmektedir. E-Kitap okuyucu cihazlar (Iriver eBook Reader, Oblio E-Book Plus, Kindle, ReederLITE, reedPAD2) Windows, Mac ve Linux İşletim Sistemli Masaüstü bilgisayarlar Windows, Mac ve Linux İşletim Sistemli Taşınabilir bilgisayarlar Iphone ve Ipad'ler Blackberry'ler Windows ve Android İşletim Sistemli Tablet bilgisayarlar Windows, Bada ve Android İşletim Sistemli Akıllı cep telefonları Nintendo DS oyun konsolları PSP oyun konsolları Navigasyon cihazları Bazı Taşınabilir müzikçalarlar E-kitap, geleneksel kitap ile kıyaslandığında hem yazara, hem yayıncıya, hem de kullanıcıya, geleneksel kitabın sunamadığı büyük artılar sunan bir yayın türüdür. Elektronik ortamın sağladığı olanaklar sayesinde, konular, yazı yanında, ses, müzik ve görüntü ile desteklenebilir. Kitap içinde yapılan arama işlemleri daha kolaydır. Vurgulanmak istenen bölümler, görsel pırıltılarla süslenerek vurgulanabilir. Hatta bilgisayar oyunu gibi, kullanıcı tarafından yönlendirilebilir. Ancak her e-kitap bu yapıda değildir. Elektronik kitapların çoğu, bugün itibarı ile, genel ağ üzerinden dağıtılmakta ve/veya satılmaktadır. Bu nedenle, satış ve satın alma işlemi, çoğunlukla sanal mağazalar üzerinden yapılmaktadır E-Kitapların Avantajları Multimedia desteği : E-kitaplar düz yazı dışında resim, ses ve video içerebilmeleri sayesinde sadece yazı okumayı sevmeyen okurlarında ilgisini çekmektedir. Ayrıca flash destekli bazı E-kitap okuyucularla interaktif kitaplar dokunarak, izleyerek, dinleyerek daha da ilgi çekmektedir. Sağlıklı:E-kitap ile astım ve alerji hastalıkları ...

Devamını Oku

» FIKRALAR



Fıkra, fıkralar, karadeniz fıkraları, temel fıkraları, nasreddin hoca fıkraları, erzurumlu fıkraları SARIŞIN VE MUHABBET KUŞU Kadının biri petshop'a gidip bir muhabbet kuşu almak istemiş... Ordan bir tane erkek kuşu gözüne kestirmiş. Adama sormuş: - Bu şimdi erkek olduğuna göre kesin konuşur değil mi? - Tabiii efendim. Hem de harika bir seçim yaptınız, bu öyle cinstir ki 1 haftaya kalmaz karşılıklı sohbet bile edersiniz. Kadının çok hoşuna gitmiş, kuşu alıp eve götürmüş. 1 hafta sonra kadın yine dükkana gelmiş: - Bu kuş tek kelime etmedi! - İmkanı yok hanımefendi salıncağına çıkıp sallana sallana gayet güzel konuşuyor olmalı. - İyi de siz salıncak vermediniz ki bana? Böylece adam kadına bir salıncak satmış, kadın eve dönmüş. 1 hafta sonra kadın yine dükkanda: - Bakın beyefendi 3 hafta geçti bu hayvandan hala ses çıkmıyor! - Gerçekten anlamıyorum. Merdivenine çıkıp oynarken konuşuyor olması gerekirdi. -Merdiven mi? Bunun merdiveni yok ki? Ve adam güle oynaya kadına bir de merdiven satmış. Kadın yine evine dönmüş. 1 hafta sonra: - Beyefendi bir ay oldu ve bu kuştan hala tek bir kelime duyamadım, olmayacak bu iş galiba! - Bakın hanımefendiciğim ben bunlardan onlarca sattım biliyorum merdivenine çıkıp ordan salıncağına konarlar ve aynada kendilerini seyrederken bıcır bıcır konuşurlar. - Ayna mı? Ve adam o gün de bir ayna satmış olmanın mutluluğuyla kadını evine göndermiş. 1 hafta sonra petshop'un kapısı açılmış, kadın içeri girmiş. Elinde kafes, kafesin içinde merdiven, salıncak, ayna ve bacaklarını havaya dikmiş ölü muhabbet kuşu. -Beni kazıkladınız! İşte konuşmayan kuşunuz ve yanında bana kakaladığınız ıvır-zıvırlar!. Adam çok şaşırmış. - Hanımefendi bu ilk defa başıma geliyor inanamıyorum tek kelime etmedi mi bu hayvan? - ...

Devamını Oku

» KOMİK FIKRALAR



Fıkralar, komik fıkralar, en komik fıkralar YOKSUL İLE CİMRİ Yoksulun biri cimri mi cimri bir zengine gidip "Seninle benim babam Adem, annemiz de Havva değil mi? Öyleyse kardeşiz biz. Ama senin de bunca malın mülkün var. Kardeşçe paylaşalım şunu." dedi. Zengin adam uşağına seslendi: - Şuna bir mangır ver de bir an evvel gitsin başımdan! Yoksul: Efendim, neden doğru dürüst pay etmiyorsun ? Zengin: Aman sus! Öteki kardeşlerin bir haberi olursa payına bu kadar da düşmez ! TEYO KOREDE Teyo Kore harbindedir. Gülle, top, mermi sesleri arasinda ne olup bittiğini anlamak için kafasını siperden çıkarır çıkarmaz bir kurşun "vizzz" diye kulağının dibinden geçince Teyo sinirlenir: -Itoglitler demiller ki atar herifin gözüni kor ederih..! NEDACAHSAN CÜLÜ Erzurumlu genç kız arkadaşıyla gezerken çiçekcinin önünden geçerler kız: - “Aşkım ne kadar güzel güller kırmızı, kırmızı lütfen bana bir gül alırmısın? “ der. Genç Dadaş ise: -“ Nedacahsan cülü bi kilo elma alimda yiyah” der. ALACAKLI MIYIM VERECEKLİ Mİ Kayserili birisine sormuşlar iki kere iki kaç eder diye o da: -Alacaklı mıyım verecekli mi? demiş. SARIŞINLARA SATMIYORUZ Genc ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar: - "Su küçük televizyonu almayi düsünüyorum, fiyati nedir ?" - "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!" Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve: - "Su küçük televizyonu satin almak istiyorum." der - "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!" ...

Devamını Oku

» MASAL DİNLE



Masal, masal dinle, kırmızı başlıklı kız masalı dinle, rapunzel masalı dinle, sindirella masalı dinle, külkedisi masalı dinle, bremen mızıkacıları masalı dinle RAPUNZEL   KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ MASALI   BREMEN MIZIKACILARI MASALI   KÜLKEDİSİ SİNDİRELLA MASALI

Devamını Oku

» MASALLAR



Masal, masallar, masal kitapları MUTLULUĞU NEREYE SAKLAYALIM İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş… Hep şikayetçi hep bıkkınmış… Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler… Saklayalım, zor bulsunlar… Zor buldukları için belki belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar tartışmaya… sorun büyükmüş… Mutluluğu saklamak kolay değilmiş.Çünkü… Kimisi… ”Everest’in tepesine saklayalım” demiş,kimisi; ”Atlas okyanusu’nun dibine” demiş. Taç mahal kubbesi,Mekke sokakları,italyan sofrası… Bir hastanenin yeni doğan odası,dondurma külahı,şarap şişesi… Sigara paketi,lale bahçesi… Pek çok yer düşünmüşler ama hiç biri yeterince zor gelmemiş… Derken Meleklerden biri: ”İÇLERİNE SAKLAYALIM” demiş… Kimsenin aklına gelmez içine bakmak… İşte o gün bu gündür mutluluk insanın içinde saklıymış… Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü… Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk… Ne başkasının ekmeğinde,ne başkasının evinde,ne de başka bir şeyde… Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun… Siz dışını boşverin,içine bakın… ADA CÜCELERİ Bir zamanlar, bir ülkede bir balıkçı varmış. Bu balıkçının iki oğlu varmış. Balıkçılığı, çocuklarına da öğretmiş. Bir zaman sonra da ölmüş. Oğulları baba mesleğini sürdürmeye karar vermişler. Bir kayıkla, karşı tarafta bulunan bir adaya gelmişler. Ağlarını serip balık beklemeye başlamışlar. Derken, şiddetli bir fırtına çıkacağını anlayan büyük kardeş: -     &nb...

Devamını Oku

» MASAL OKU



Masal, masal oku, masallar oku DAĞDAKİ TALİH Vakti zamanında pek çalışkan bir adam varmış. Ama çalışarak kazandığı para karnını doğru dürüst doyurmaya bile yetmezmiş.  İşi evde eve odun taşımak, ev hanımlarına yakacak satmakmış. gene bir gün dağda çalışıyorken garip sesler gelmiş kulağına. Aldırmayıp, kente satmak için indireceği odunları kesip yığmayı sürdürmüş. kendini işine kaptırmış çalışırken fil çığlığına benzer bir ses işitmiş yeniden.  Çok korkmuş ama korkusunu bastırıp, ne olduğunu anlamak için yürümüş dosdoğru sesin geldiği yana. Bir de bakmış ki, güzeller güzeli bir kız, dolanmış dallara, çalılara, çıkamıyor. hemen koşmuş, dalları kesip kızı kurtarmış. “Kimsin, adın ne?” diye sormuş oduncu. “Önce sen söyle bana adını” demiş kız. Şaşkınlığa düşen oduncu kekeleyerek adını söyleyince, “Bak” demiş kız, “Sen beni tanımazsın. Ama ben seni tanırım. Ben senin talihinim. İşte o dalları kestiğin yerde hak ettiğin paralar duruyor, al onları.” “Para mı, ne parası” demiş, oduncu ürküntü içinde. “Elbette sen bunca yıl çalıştın, çok paran oldu. hiç korkma, al onu. Bu paranın hepsi senindir. Ne istersen yapabilirsin onunla.” Başka soru soramadan almış adamcağız paraları. Tüm olanları bir düş sanıyormuş. yarı şaşkın yarı sevinçli evine dönmüş. evde eşi de inanmamış anlattıklarına. Hayatlar birden farklılaşmış, mutlu olmuşlar. Herkes görüyormuş yaşamlarının değiştiğini. Başlamışlar bu parayı nereden buldunuz diye zavallıları sorgulamaya. Merak ediyorlarmış nasıl elde ettiklerini, böyle evi yeniden döşeyecek, yeni mobilyalar, giysiler alacak zenginliği. Adam sorulara cevap verirken yalnızca diyormuş ki, “Dağda talihimle konuştum.”...

Devamını Oku

» KİTAP OKU



Kitap, kitap oku, kitaplar oku, bedava kitap oku, ücretsiz kitap oku TUZ, SU VE YAŞLI ADAM Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.    – “Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle:    – “Acı” diye cevap verdi.    Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:    – “Tadı nasıl?” “Ferahlatıcı” diye cevap verdi genç çırak.    – “Tuzun tadını aldın mı?” diye sordu yaşlı adam, “Hayır” diye cevapladı çırağı.    Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:    – “Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış. HER ZAMAN ELİNDEKİLERİ DÜŞÜN İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişinin bulunduğu o...

Devamını Oku

» HİKAYELER



Hikayeler, hikayeleri, ibretlik hikayeler, anlamlı hikayeler, düşündürücü hikayeler, aşk hikayeleri İSTAVRİT Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye önce müthiş bir acı duydu dudağında gümbür gümbür oldu yüreği, sonra hızla çekildi yukarıya…    Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü neye benzerdi acep gökyüzü. Bir yanda büyük bir merak, biryanda ölüm korkusu.    “Dudağı yarıklar” denir, şanslıdır onlar, hani görüpte gökyüzünü, insanı, oltadan son anda kurtulanlar.    Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu küçük istavrit anladı; yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa, şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende, cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci.    İnsanlar gelip geçtiler önünden, bir kedi yalanarak baktı gözünün içine yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu.    İşte tam o anda eğilip aldım onu. Yürüdüm deniz kenarına bir öpücük kondurdum başına, iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle, saldım denizin sularına…    Bir an öylece bakakaldı. Sonra sevinçle dibe daldı. Gitti tüm kederimi söküp atarak, teşekkürü de ihmal etmemişti. Bir kaç değerli pulunu Elime, avuçlarıma bırakarak…    Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye? “Bir gün dedim, bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar &cced...

Devamını Oku

» HİKAYE OKU



Hikaye, hikayeler, hikaye oku, hikaye kitapları KRAL VE ÜÇ SORU Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi:    – “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım.”    Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükafat vereceğini ilan etti.    Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı.    İlk soruya cevap olarak; kimileri her hareketin doğru vaktini bilmek için önceden günlerin, ayların, yılların yer aldığı bir takvim hazırlamak ve sıkı sıkıya buna uyarak yaşamak gerektiğini söylediler. “ancak böylece” dediler “her şey tam zamanında yapılabilir”.    Diğerleri ise her hareketin doğru vaktine önceden karar verilemeyeceğini, kişinin kendisini boş eğlencelere kaptırmayıp, hep daha önce olmuş olayları izleyerek en lüzumlusunu yapabileceğini iddia ettiler. Bu defa başka bilginler de kral neler olup bittiğine ne kadar ederse etsin, tek bir kişinin her hareket için en uygun vakte karar vermesinin imkansız olduğunu; kralın, her şeyin en uygun vaktini tespitte ona yardım edecek bir bilge kişiler konseyi kurması gerektiğini söylediler…    Fakat bu defa da başka bilginler; “Bir konseyin önünde beklemesi imkansız bazı şeyler vardır, bu işlerin yapılıp yapılmayacağına ancak tek bir kişi anında kara verebilir” dediler. “Buna karar vermek içinse neler olacağını önceden bilmek gerekir. Neler olacağını önceden...

Devamını Oku

» BEŞİNCİ DİSİPLİN KİTAP ÖZETİ



Beşinci disiplin, beşinci disiplin kitap, beşinci disiplin kitabı, beşinci disiplin kitap özeti, beşinci disiplin roman özeti, beşinci disiplin özeti (Öğrenen Organizasyon Sanatı ve Uygulaması) Peter M. Senge Yapı Kredi Yayınları / COGİTO (Düşünce) Sorunları parçalara ayırmaya, dünyayı bölümlemeye daha çok küçük yaşlardan alıştırılırız. Her ne kadar bu, karmaşık işler ve konularla daha kolay baş edebilmemizi sağlarsa da karşılığında görünmeyen, büyük bir bedel öderiz. Bundan böyle eylemlerimizin sonuçlarını göremez olur, daha ileri bir aşamayla bağlantısını kurma yeteneğimizi de yitiririz. Resmi, bir bütün halinde görme çabasına girdiğimizde ise zihnimizde parçaları yeniden bir araya getirmeye, tüm parçaları sıralayıp düzenlemeye çalışırız. Oysa bu boşuna bir çabadır, kırık bir aynanın parçalarını birleştirerek gerçek görüntüye ulaşamayız. Beşinci Disiplin de sunulan araçlar ve düşünceler, dünyanın birbirinden ayrı, birbiriyle ilişkisi bulunmayan güçlerden yaratıldığı yolundaki yanılsamayı yıkmak içindir. Bu yanılsamadan vazgeçtiğimiz gün "öğrenen örgütler"i kurabiliriz. Bu tür örgütlenmelerde kişiler istedikleri sonuçlara ulaşabilmek için kapasitelerini sürekli genişletirler. Yeni ve coşkulu düşünme tarzları beslenir, kolektif özlemlere gem vurulmaz. İnsanlar, sürekli olarak nasıl birlikte öğrenilebileceğini öğrenirler. Fortune dergisinin bir sayısında denildiği gibi, "liderlik hakkındaki eski, yıpranmış düşüncelerinizi unutun. 1990 ların en başarılı şirketi, öğrenen örgüt olarak adlandırılan birşey olacaktır." Rakiplerimizden daha hızlı öğrenme yeteneğine sahip...

Devamını Oku



KİTAP ÖZETLERİ OKU VE KİTAP SATIN AL

------K-İ-T-A-P-------


----------------------