karlitorosdaglari 512 Takipçi | 20144 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (190)
Tüm içeriklerim

İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN KİTAP ÖZETİ

2015-02-25 20:10:00



İçimizdeki şeytan, içimizdeki şeytan kitap, içimizdeki şeytan kitabı, içimizdeki şeytan kitap özeti, içimizdeki şeytan roman özeti, içimizdeki şeytan özeti

Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları / EDEBİYAT / Roman

"İsteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.. "

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, "insanın içindeki şeytan"a keskin bir bakış.

Türkçe
268 s. -- 3. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
İstanbul, 1998

KİTABIN KONUSU:

İçimizdeki Şeytan; birbirini severek evlenen, hayata bakış tarzları, kişilikleri farklı olan iki gencin anlaşamayarak ayrılmalarını konu edinen bir romandır.

Nitekim iki genç birbirlerini tanımaya fırsat bulamadan dünya evine girerler, fakat kişiliklerinin zıtlaşması ve biraz da geçim derdinden dolayı birbirlerinden uzaklaşmak durumunda kalırlar.

KİTAP ÖZETİ:

Ömer şişmanca, açık kumral saçlı, beyaz yüzlü ve yakışıklıca bir delikanlıdır. Nihat ise ufak tefek, zayıf ve soluk yüzlü bir delikanlıdır.

Üniversite öğrencisi iki arkadaş, Ömer’le Nihat, Kadıköy – Köprü vapuruna binmişlerdir. İkisi aralarında tartışırken vapur iskeleye yanaşmıştır, bile.

Yolcular yavaş yavaş inerlerken, Ömer’in gözleri birkaç sıra ötedeki kanepede oturan bir kıza takılır. Yanına gidip, konuşmak için ayağa kalkar. Tam bu sırada bir kadının kendisine seslendiğini işitir. Bu kadın akrabası Emine hanımdır. Ömer’i yanındaki kızla (Macide) tanıştırır ve evine davet eder. Ömer bu tesadüfe oldukça sevinir. Bu sırada olayın kötü bir tarafa meyledeceğini sanan Nihat ortadan kaybolur ve Ömer’i izler.

Macide altı aydır Emine teyzesinin yanında ikamet etmektedir. Müziğe karşı olan istidadından dolayı teyzesi onu Balıkesir’den alıp İstanbul’a getirir. Oldukça zeki ve güzel olan Macide İstanbul’da konservatuara devam eder.

Macide, ilkokuldayken sesinin güzelliği ve müziğe olan yeteneğiyle etrafındakileri kendisine hayran bırakmıştır. İlk önce musiki muallimi Necati bey sonra da onun yerine atanan musiki muallimi Bedri bey kendilerini Macide’yle ilgilenmekten alıkoyamamışlardır. Bedri, Macide’ye ilk önceleri sadece öğrencisi gözüyle bakmıştır. Fakat mektep müdürü Refik bey istemeyerek Bedri’nin Macide’ye olan bakış açısını değiştirmiştir. Daha sonra Bedri’yle Macide arsında duygusal bir yakınlaşma olmuş, ama ikisi de bunu dışarıya vurmamışlardır. İkisi de sadece gözleriyle anlaşmışlardır, ta ki Bedri başka bir yere atanıncaya kadar.

Macide ortaokulu bitirince, misafirliğe gelen Emine teyzesi Macide’nin ana babasını razı ederek, onu İstanbul’a götürmüştür.

Ömer, Emine teyzesi ve Macide’nin yanından ayrılınca; Nihat Ömer’in yanına gelir ve ikisi beraber Beyazıt’ta bir kahveye otururlar. Daha sonra yanlarına sağcı yazarlardan İsmet Şerif ve Emin Kamil gelir. Bu ikisi Ömer’le Nihat’ı meyhaneye davet ederler.

Ömer meyhaneden çıkınca, gece yarısı Emine teyzesinin evine uğrar. Kapıyı hizmetçi Fatma açar ve onu içeriye alır. Aynı gün Macide babasının ölüm haberini aileden almıştır. Macide ilkokul yıllarından beri sosyal olmayan bir kimsedir. Okuldaki kız arkadaşlarının erkeklere ve çevrelerine bakışlarını bayağı bulur. Bundan dolayı okul yıllarında kendini derlerine ve musikiye adamış bir kızdır. Macide annesi, ablası ve büyük bir manifaturacı dükkanı olan eniştesini sevmez. Emine teyzesinin evini de pansiyon gibi kullanırdı ve evdekilerle pek samimiyeti yoktu. Hayattaki tek bağı babasını ölümünü duyunca hemen odasına kapanır. Ömer de olan olayları bu aileden öğrenir ve Macide’yi düşünerek uyuya kalır.

Sabah olunca ikisi de erkenden kalkarlar ve birlikte kahvaltı yaparlar. Ömer Macide’yi konservatuara kadar bırakır ve akşam için de randevu alır.

Ömer postane de memurluk yapar. Macide’den ayrılınca da postanedeki işine gider. direk veznedar Hafız efendinin yanına gider, sonra ikisi yemeğe gider ve dertleşirler. Ömer yemekten sonra Macide’yi okul çıkışı karşılamak için Beyoğlu’na yönelir.

Konservatuarda Macide’yi bulur ve onu evine kadar götürür. Ömer yolda giderken Macide’ye duygularını açar ve aşkını dile getirir. Macide de Ömer’e aynı mukabele ile karşılık verir.

Ertesi günkü buluşmaları gece geç saatlere kadar sürer, bundan dolayı da Macide eve geç dönünce teyzesinden azar işitir. Bu esnada Galip amca da Macide’nin annesinin para göndermediğinden yakınır. Zaten gururlu bir kız olan Macide de bunun üzerine bavulunu toplayarak evden ayrılır.

O gün kötü şeyler olacağını sezinleyen Ömer evin yanından ayrılmaz. Macide’nin evden çıktığını görünce de onu kendi evine götürür ve geceyi birlikte geçirirler. İlerleyen zamanlarda evin içinde geçim ıkıntısı baş gösterir.

Ömer ertesi sabah erkenden postaneye gider ve işine dört elle sarılır. Bu sırada veznedarın başına bir olay gelmiştir. Veznedar kayınbiraderi İsmail beyi kefaletle tahliye etmek için kasadan 200 lira çekmiştir, ama bu parayı geri alamamıştır. Ömer’den akıl danışmak için ona bu parayı anlatır.

Eve dönünce Nihat ve profesör Hikmet ile karşılaşır. İkisi de Ömer’in evliliğini kutlarlar, konuşma sırasında Ömer veznedarın başına gelenleri arkadaşlarına anlatır. Macide bu konuklardan hiç hoşlanmaz.

Ömer’in aldığı maaş evi geçindirmek için yetmez ve para sıkıntısı gittikçe baş gösterir. Devletçe sakıncalı yayınlar yapan ve sağcı örgütlerle ilişkisi bulunan Nihatveznedardan tehdit yoluyla para koparmayı teklif eder; fakat Ömer bunu kabul etmez.

Profesör Hikmet bir gece Ömer ile eşini saza davet eder. sazda Nihat,Emin Kamil, İsmet Şerif ve Hüseyinbe'yle karşılaşırlar. Macide sazda Bedri’yi görür. Bedri ablası hasta olduğu için muallimliği bırakmış ve burada işe başlamıştır.

Ömer’in de eski arkadaşı olan Bedri yeni çifte gerektiğinde para yardımında bulunur. Bedri’nin Macide’ye olan aşkı halen devam etmektedir, ama bedri bunu açığa vurmaz.

Ömer, evine geldiği sırada Macide ve Bedri’yi karanlık bir odada karşılıklı otururlarken görür. Elektriği yakmayı unutmuşlardır. Bunun üzerine Ömer Bedri’yi evden hakaretle kovar. Fakat sonra haksız yere Bedri’ye hakaret ettiğini anlayarak, Macide’nin de teşvikiyle Bedri’den özür dilemek için peşi süre gider. Bu sırada Bedri’nin hastlıklı kardeşi Mediha eve gelir ve Macide’ye kardeşini sömürdüklerini söyler. Bunun üzerine Macide utanç ve üzüntüden başı dönerek düşer, bayılır.

Ömer’in parasızlık canına tak etmiştir. En sonunda dayanamayarak veznedardan tehditle 250 lira almıştır, fakat sonunda yaptığından utanarak parayı Nihat’ın evine bırakır.

Bir gün Nihat Ömerleri bir hayır derneğinin müsameresine çağırır. Henüz erken geldikleri için reisin odasına girerler ve hararetli bir (bilgi yelpazesi.net) tartışmaya dalarlar. Sonra müsamere salonuna gidilir, Bedri de oraya gelir. Oyundan sonra Macide sıkılır ve eve gitmek ister. Ama Ömer’in kalkmaya niyeti yoktur. Eski bir kız arkadaşı olan Ümit ile muhabbeti artırmıştır.

Temsilden sonra dışarıya çıkarlar. Biraz ilerde Bedri ayrılır ve Macide’ye kendine, Ömer’e dikkat etmesini öğütler. Yol boyunca Ömer Ümit ile yürür ve onunla Eminönü’nden bir otomobile biner, gider. Macide yalnız kalmıştır, o da diğer otomobile biner.

Hep beraber Büyükdere’de bir gazinoya giderler ve içerler. Ömer aynı şekilde burada da Macide ile ilgilenmez, Ümit ile uğraşır. Macide’nin bir ara midesi bulanır ve tuvalete gider. Çıkarken İsmet Şerif ile karşılaşır. İsmet Şerif Macide’ye yılışır, fakat Macide onu iterek kendini dışarı bırakır. Profesör Hikmet Ömer’in yanı başında Macide’ye asılır. Ömer ona borcum var gibisinden başını öne eğer ve Ümit ile meşgul olmaya devam eder. Macide eşine darılır ve tüm bu olanlardan tiksinmeye başlar.

Sabaha karşı anca eve dönerler. Macide öğleye kadar uyuyakalmıştır, Ömer ise çoktan işe gitmiştir. Macide artık Ömer ile yaşayamayacağının farkına varır ve ona bir veda mektubu yazar. Bu mektupta, ayrı dünyaların insanları olduklarından bahseder. Mektubu bitirdiği sıralarda merdivenlerden gelen ayak seslerini işitir ve hemen mektubu saklar.

Bedri heyecan ve telaşla, hızlıca içeriye girer. Ömer, Nihat ve diğer arkadaşlarının tevkif edildiklerini haber verir ve bilgi toplamak için dışarı çıkar. Bedri ertesi gün ancak gelebilir. Öğrendiklerini Macide’ye aktarır ve Ömer’in kurtulacağını, onun bu işlerle bir ilgisi olmadığını, söyler. Başının biraz ağrırsa veznedar olayından ağrıyacağını haber verir. Sonra ikisi Ömer’i ziyarete giderler, ama Macide artık Ömer ile konuşacak bir şey bulamaz. Ömer de bunun farkındadır, artık her şeyin eskisi gibi olmayacağının.

Ömer tahliye edilirken Macide’yi Bedri’ye emanet eder ve der ki: “İster onunla arkadaş ol, ister evlen; ama onu yalnız bırakma. ” Ömer kişiliğini değiştirmeye niyetlidir, bunun için hayata yeniden yalnız başlamak ister.

Bedri olanları Macide’ye anlatır ve onu evine davet eder. Macide de bunu kabul eder.

KİTABIN ANAFİKRİ:

Ömer arkadaşlarının isteklerini geri çeviremeyen iradesiz bir tiptir. Ayrıca kendini kontrol etmeyi bilmez ve her suçu içindeki şeytana havale eder. Macide ise Ömer’in tam aksi özelliklere sahip birisidir ve bu iki kişi birbirlerini tanımadan evlenirler. Bir de bunlara geçim sıkıntısı eklenince olaylar iyice karışır.

İşte bu özelliklere sahip Ömerler her zaman hayatta kaybetmeye mahkumdurlar, buna eşleri de dahil.

KARAKTERLER: Ömer, Macide, Bedri, İsmet Şerif, Profesör Hikmet Bey, Emin Kamil, Muharrir Hüseyin Bey, Müdür Refik Bey, Seniha, Hafız Süleyman, Emine Hanım, Galip Efendi, Madam

 

125
0
0
Yorum Yaz