MENÜLER

ANASAYFA

Ana Sayfa

SİTE HARİTASI

ArÅŸiv

Bağlantılar

oyun oyna
Roman Özetleri







MİSKİNLER TEKKESİ (REŞAT NURİ GÜNTEKİN) KİTAP ÖZETİ

tarih: 2/10/2009 15:58

MİSKİNLER TEKKESİ KİTAP ÖZETİ

Kitabın Konusu:

Çalıştığı iÅŸte ÅŸerefli ve dürüst davranmasından dolayı evine fazla para getiremeyen ve bunun sonucunda da ev halkının isyan ederek ailenin dağılmasını anlatıyor.

 

Kitabın Özeti:

Ali Rıza Bey, Altın Yaprak A.Åž.’de bir mülkiye memurudur. Kendisi fakir olmasına raÄŸmen çok ÅŸerefli bir insandır. Karısı, onun talihine pek ağır baÅŸlı ve temiz bir kadın çıkmıştır. Ali Rıza Bey’in beÅŸ çocuÄŸu vardır. Dördü kız biri ise erkektir.

            Bir gün, kasabada ki eski arkadaşının karısıyla karşılaşır. Arkadaşı vefat etmiÅŸtir. Kızı ise evde iÅŸsiz kalmıştır. Ali Rıza Bey bu kızı kendi kızlarıyla ayırmamaktadır. Bu nedenle onu iÅŸe götürür, bu sırada patronunun eski bir öÄŸrencisi olduÄŸunu öÄŸrenir. Muzaffer Bey bu kızı iÅŸe alır. Kız birkaç ay çalıştıktan sonra Muzaffer Bey’i yoldan çıkarır. Bir gün kızın annesi Ali Rıza Bey’in yanına gelir ve kızıyla Muzaffer Bey arasındaki olanları anlatır. Ali Rıza Bey olanlara dayanamayıp iÅŸten ayrılır.

            Ali Rıza Bey’in oÄŸlu Åževket çok akıllı bir insandır. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir bankada iÅŸe girer. Artık babası çalışmadığı için evin bütün yükü Åževket’in üzerine biner. Bankada çalıştığı sıralarda Åževket’in başından kötü bir olay geçer. Evli bir kadınla iliÅŸkiye girmiÅŸtir. Ali Rıza Bey bu olaya önce tepki göstermiÅŸ fakat sonra evlenmelerine izin vermiÅŸtir. DüÄŸün gecesi… Ev baÅŸtan baÅŸa aydınlık içerisinde… Kapılar pencereler açılmış ikide bir caz bantlar açılmış çalıyor. O susunca neÅŸeli kahkahalar, haykırışlar, çığlıklar…

            Ali Rıza Bey’in kızları Leyla ve Necla artık evden sıkılmış ve isyan etmektedir. Büyük kızı Fikret ve küçük kızı AyÅŸe ise hiçbir ÅŸeye karsı çıkmamaktadır.

            Eve bu yeni kadının gelmesi Leyla ve Necla’nın iÅŸine çok yaramıştır. Bu kadın çeÅŸitli yollarla Åževket’i borca sokmuÅŸtur. Bu nedenle Åževket hapise girmek zorunda kalmıştır. Åževket iki yıl hapis yemiÅŸtir.

            Leyle ve Necla babalarına karşı hiç saygı duymamaktadır. DüÅŸündüklerini babalarına söylemekten hiç çekinmemektedirler.

            Bu sıralarda büyük kızı Fikret’e bir talih çıkar ve evlenmek istemektedirler. Fikret bunun için Adapazarı’na gider. Böylece aÄŸacın yapraklarından biri kopup gitmiÅŸ olur. Bu sırada Ferhunde de evden ayrılmış olur.

            Ali Rıza Bey’in bir tek ümidi kalmıştır.

            Vakit geçirmeden Leyla ile Necla’ya hayırlı birer kısmet bulup başından atmaktır. Necla bir süre Suriyeli biri ile evlenir ve Suriye’ye gider. Bu sırada Leyla çok fena hasta olmuÅŸtur. Doktor onu temiz havada bulundurmalarını istemiÅŸtir. Bu nedenle Ali Rıza Bey Leyla’yı serbest bırakmıştır. Bir süre sonra Ali Rıza Bey kızının bir avukatın metresi olduÄŸunu öÄŸrenir. Bu nedenle Ali Rıza Bey kızı Leyla’yı evden atar. Avukat Leyla’ya bir daire kiralamıştır ve ona bakmaktadır. Ona aylık belli bir miktar para verir.

            Bu olaylar sürüp giderken Ali Rıza Bey ile Hayriye Hanım’ın araları iyice bozulmaktadır ve sık sık tartışmaktadırlar. Leyla gittikten sonra Ali Rıza Bey ile Hayriye hanım arasında büyük bir kavga kopar. Bunun üzerine ali rıza  bey Adapazarı’na kızı Fikret’in yanına gider. Burada fazla kalamayacağını anlayınca on beÅŸ gün sonra İstanbul’a tekrar döner fakat eve gitmez. Bir süre sonra hastalanır ve hastaneye yatar. Bunu duyan kızı Leyla ve  karısı Hayriye Hanım hastaneye koÅŸarlar. Ali Rıza Bey taburcu olduktan sonra kızı Leyla’nın evine gider ve hayatının geri kalanını karısı ve kızı AyÅŸe ile sürdürür.

 

Kitabın Ana Fikri:

Åžerefli dürüst  bir babanın fazla para kazanamaması ve parasızlığa sitem olarak bunu kabullenmeyen aile bireylerinin bir bir aile baÄŸlarını kopararak evden ayrılmaları; bunların farkında olan babanın, oÄŸlunun ve kızının da baÅŸlarına gelen kötü olayları evdeki uÄŸursuzluk romanın anafikridir.

Buradaki, ailedekilerin evden gidiÅŸleri de yaprağını döken bir aÄŸca benzetilmiÅŸtir.

 

Kitaptaki olaylar ve şahısların değerlendirilmesi:

 

ALİ RIZA BEY:  Elli yaşın üstünde, saçı sakalı aÄŸarmış yaÅŸlı biri. Åžerefli namuslu evden pek çıkmayan bir insan.

HAYRİYE HANIM: 40 yaÅŸlarında, gözlüklü, orta güzellikte biri. Ağır baÅŸlı temiz ev iÅŸleri ile uÄŸraÅŸan bir insan.

MUZAFFER BEY:Genç ve yakışıklı biri. Zeki çalışkan mali durumu iyi bir insan.

ŞEVKET: 20 yaşlarında babası gibi temiz iyi kalpli derslerinde başarılı birisi.

FİKRET:15 yaşlarında sosyal hayatı sevmeyen iyi kalpli bir kız.

 

 

Kitap hakkında ÅŸahsi görüÅŸ:

Eser gerçek hayattada olabilecek türden bir eserdir. Burada yoksulluÄŸun kötü bir ÅŸey olmadığını herÅŸeyin parayla olmayacağını bilmeliyiz. Aile büyüklerimizin sözünden çıkmamak herzaman hayat olumlu bakıp güler yüzlü olmak bu parçadan almamız gereken derslerdendir.

 

Yazar hakkında bilgi:

ReÅŸat Nuri Güntekin
 

25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doÄŸdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da baÅŸladığı (1913) öÄŸretmenlik hayatına çeÅŸitli okullarda devam etti. Milli EÄŸitim müfettiÅŸi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür AteÅŸesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiÄŸi Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü.

Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında (1917) baÅŸlayan, ilk eseri de Eski Ahbap (uzun hikaye) 1917’ de basılan ReÅŸat Nuri, 1918’ de tiyatro eleÅŸtiri ve araÅŸtırmaları yayımlarken bir yandan da hikayeler (Åžair Dergisi, 1918/19; Nedim Dergisi, 1919; Büyük Mecmua, 1919) yazıyordu. ÇalıkuÅŸu’ nun Vakit gazetesinde tefrikasıyla (1922) geniÅŸ bir ün kazandı. Çok hareketli bir eser olan ÇalışkuÅŸu’ nda Anadolu, ilk idealist ve aydın kızı Feride’ ye kavuÅŸtu, geniÅŸ ölçüde romana girdi. Bu roman az okumuÅŸ ve aydın, iki sınıfı da, doÄŸal ve canlı diliyle kendine baÄŸladı. ReÅŸat Nuri’ nin hemen bütün romanlarında dekor olarak taÅŸra kasaba ve ÅŸehirleri çevre, tip, çeÅŸitli problem ve görüÅŸleriyle Anadolu atmosferi görülür. Romanlarında sosyal ve hissi konuları iÅŸleyen yazar, küçük hikayelerinde bunların yanına mizahı da ekledi

Yazdığı, çevirdiÄŸi, kitap biçimine girmiÅŸ veya dergi, gazete sayfalarında, tiyatro repertuarlarında kalmış tüm eserlerinin toplamı yüzü bulur; bunlardan 19 tanesi telif romandır, 7 tanesi hikaye kitabı. Yazdığı, çevirdiÄŸi, uyarladığı, oynanmış, basılmadan kalmış oyunlarının sayısı roman ve hikaye kitaplarının sayısını da aÅŸar. 7 Aralık 1956’da İstanbul’da öldü.

 

ESERLERİ:

Hikaye kitapları: Tanrı Misafiri (1927), SönmüÅŸ Yıldızlar (1927), Leyla ile Mecnun (1928), OlaÄŸan İşler (1930), vb.Gezi yazıları: Anadolu Notları (ilk cildi 1936; ikinci cildi 1966)Oyunları içinde en ünlüleri Balıkesir Muhasebecisi (1953) ve Tanrıdağı Ziyafeti (1955)’ dir. Bütün eserleri ölümünden sonra, eÅŸi tarafından, bir külliyat halinde yeniden bastırıldı

<%TrackbackTitle%>

tarih: <%TrackbackDate%> <%TrackbackTime%> url: <%TrackbackBlogName%>
sil
<%TrackbackExcerpt%>








Fare İmleçleri kodları